ANATOMİ Genel İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Farklı Açılardan Baş – Kafa Çizimi

Başın şeklini ve yüz organlarının konumunu farklı açılardan çizmek önemlidir; görünüm farklı açılarda çok farklı olabilir. Burada birkaç farklı açıyı görüyorsunuz. Bitmiş çalışmaları yapısal çizimlerle karşılaştırarak oranların nasıl değiştiğini inceleyin.

ANATOMİ Genel İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Ayaklar ve Bacaklarda Detay

Çizim öğrencileri insan bedenini resmederken ayakları genellikle yarım yamalak çizme eğilimindedirler. Sözgelimi bacağa kama şeklinde bir çıkıntı eklerler ki, bu şekil de en iyi ihtimalle sanki modelin ayaklarında çorap varmış gibi görünür. İzleyenerin dikkati neredeyse her zaman çıkıntılı nesnelere kaydığı için ayakların karakteristiğine yakın bir çizim yapabilmek önemlidir; bir başka deyişle, eller, ayaklar ve baş çizimde her zaman fark edilir.  Bazen sanatçılar tüm bu unsurları çerçevenin dışında bırakır; ama bu yaklaşım ğrenciler için iyi bir çalışma şekli değildir.

 

Ayakları çizmek elleri çizmek kadar zor değildir; ama ayaklar bazı açılardan aldatıcı olabilir ve bu nedenle çizimleriniz garip görünebilir. Ayakları önden, arkadan ve her iki yandan çizme alıştırması yapmak iyi bir düşüncedir. Öncelikle kendi ayağınızın aynadaki görüntüsünü çizmeye alışın. Ayaklar kendi aralarında büyük farklılıklar gösterir ve pek azı klasik modele tam olarak uyar. Bir kadının, bir erkeğin ve bir çocuğun ayağını çizme alıştırması yapın. Ana karakteristikleri göz önünde bulundurarak bu örneklere bakın.

                                

ANATOMİ Genel İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Kalça pozisyonu ya da iskiyatik pozisyon – İnsan Figürünün Konstrüksiyonu

   Eğer insan figürünü doğru çizmek istiyorsak, şu gerçeği aklımızdan çıkarmamalıyız. Bir figür hareket etmeye başlayınca, bir ayağını öne çıkarınca, bir bacağı üstünde ayakta dururken, yürürken, ya da koşarken iskiyatik pozisyon ilkesine uygun çizim yapmamız gerekir. Antropologlarca kullanılan bu terim, oturga (iskiyum) kemiğinin, figürün hareketine göre belli bir yöne yatması sonucu oluşan pozisyona verilen addır. Oturga kemikleri hareket edince karın bölgesinin tümü hareket eder, doğal olarak kalçalar da. Bu nedenle, bu faktör kalça pozisyonu adıyla da tanımlanabilir.

   Kalça pozisyonu ya da faktörü göğüs ve karın kütlelerinin pozisyonu ile belirlenir. Vücut ağırlığı bacaklara dengeli olarak dağıtılmaz ve bir bacağa diğerinden fazla yük binerse kalça pozisyonu oluşur (Resim 32-34).

   Bir an için geriye dönüp insan iskeletini inceleyelim. Resim 33 iskeleti ayakta dik dururken göstermekte. Vücudun ağırlığı her iki bacağa da eşit oranda dağılmış. Karın ortasında aşağıya doğru bir noktada oturga kemiklerinin ikisi de tek bir yatay çizgi üzerine yerleştirilmiş.
   Resim 34'te ise hareket eden, belki de yürüyen iki iskelet görülüyor. Her iki durumda da vücudun ağırlığını tek bir bacak taşıyor; öbür bacak ya (A)da olduğu gibi hareketsiz ve serbest duruyor ya da (B)de olduğu gibi adım atmak üzere öne doğru çıkmış. Her iki durum kalça pozisyonunun örneklemesi olarak görülebilir. Şöyle ki, vücudun ağırlığı tam ya da belli bir ölçüde bir bacağın üstünde taşınıyorsa, kalça kemiği yana yatar. Bunun yanı sıra, kalça bir yana eğilirse, göğüs de bunun tam tersi yönde eğilir.
   Şunu unutmamamız gerekiyor: figür yürürken, koşarken, diz çöker ya da otururken bile kalça pozisyonu faktörü hemen hemen her zaman vücudun ağırlığının dengelenmesinde vazgeçilmez bir rol oynar. Ezberden bir figür çizmeye karar verdiğiniz zaman, önce vücudun
ağırlığını hangi bacağın taşıdığını kendinize sorun, sonra çizime başlayın. Bir de, ağırlık dağılımının farklı derecelerde olabileceğini unutmayın. Vücut ağırlığının tamamen bir bacağa verilmesi yanında (34A), bir bacağa diğerinden daha fazla verilmesi de (34B) söz konusu olabilir.
   Hatırlanacak başka bir nokta da bazen vücudun ağırlığının her iki bacağa eşit olarak dağı 1 ab i leceğ id i r (Resim 33). Figür bacaklarını yana açıp dümdüz durduğunda göğüs ve kalçada hareket olmadığından kalça pozisyonu faktörü de söz konusu olamaz.

Kalça pozisyonunu Resim 35'teki modelleri çizerek çalışınız. Her modelde vücut ağırlığının nasıl dağıldığını ve bu dağılıma  göre kalçanın ve göğsün hangi yöne yattığını incelemeyi unutmayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ANATOMİ İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Ana hatlarıyla insan figürü / İnsan Figürünün Konstrüksiyonu

    Şimdi önünüze bir kâğıt ve bir kurşunkalem koyun. (Kalem yumuşak yazan 3B ya da4B kalemlerinden biri olabilir. Bir yandan konuyu okurken bir yandan da bu sayfadaki ve izleyen sayfalardaki eskizlere benzer eskizler çizin. Yapacağımız iş konuyu okumak, öğrenmek sonra da uygulamak olacak.
     Bu bölümde, orantıları ideal insan vücudunun orantılarına eşit olan bir model üzerinde çalışacağız. Baş, göğüs, karın bölümlerini etleri olan bir insan vücudu şeklinde düşüneceğiz; buna karşılık kol ve bacaklar iskeletin parçaları gibi kemikten olacak (Resim 29).

    Şimdi, bu modeli oluşturan bölümleri birer birer inceleyelim ve çizelim.

    Baş. Başın biçimi gerçek insan başının biçimine çok benzemekle birlikte burun, gözler, ağız ve saçlar işlenmemiştir. Söylediğimiz gibi, şu aşamada basitleştirilmiş bir modelle çalışıyoruz.

    Göğüs. Bütün vücudun en karmaşık  parçası olan göğüs kafesini, resim 30A'da gördüğünüz bir dizi geometrik şekli çizerek basitleştirmeye çalıştım. Basitleştirilmiş bir şekil de olsa, göğüs çiziminde başarılı olmak için bir süre alıştırma yapmak gerekli olacaktır. Değişik pozisyonları ve hareketleri deneyin.

    Karın. Bu alan aynı zamanda kalçayı da kapsar; erkek mayosu ya da kadın bikinisinin alt parçası biçiminde gösterilmiştir. Karnı gözünüzde öbür parçalardan ayn, kendi başına havada duran yuvarlak bir parça olarak canlandırmadan çalışın. Resim 30B'de verilen karın çizimlerini kopya edin. Bunu yaparken karın biçimini, en çok da baldırların açılarını ve eklemlerini anlamaya çalışın. Karnın görünüşünün sanatçının oturuşuna ve modele bakış açısına göre değiştiğine de dikkat edin.

    Kollar ve bacaklar. Kollar ve bacaklar Resim 31'de bu  organlardaki kemikleri simgeleyen çizgiler haline indirgenmiştir.

    Dikkat ederseniz, kalçada uyluk kemikleri majör trokanterin genişliğinin başlangıcı olmakta ve gerçek insan vücudunun kemik yapısında olduğu gibi dizlerde birleşmektedir. Yine, dikkat edilirse (profilden görünen figürde) uyluk kemiği yapısı gereği belirgin bir biçimde içe doğru bükülmüş, kaval kemiği de vücudunun baldır dolgunluğunu anımsatırcasına dışa doğru bükülmüştür.

    Dikkat edilecek bir başka nokta da dizkapağıı kemiğinin (patella) yaptığı çıkıntıdır. Bu sayfadaki kol ve bacak eskizlerini siz de kopya edin. Bunlar belki asıllarının tam aynısı değiller ama kol ve bacak kemiklerine oldukça benzedikleri de bir gerçek.

    Eller ve ayaklar. Bunlar şimdilik, Resim 31'de görüldüğü gibi, basitleştirilmiş biçimleriyle gösterilecektir.

    Bu modeli oluşturan parçalan tek tek çalıştıysanız, şimdi onu bir bütün olarak Resim 31'de görüldüğü gibi, ayakta dik dururken çizin.

    Bu beş modeli (Resim 31) ve daha sonra vereceğimiz örnekleri yaklaşık 12 cm. yüksekliğinde çizin.

    Bu çizimlerin orantıları, kullandığınız kanonun sekiz modül ya da sekiz baş ölçüsüne uygun olmalı ve her bir figür sekiz eşit parçaya bölünerek titizlikle hesaplanmalıdır.

    Diyelim, insan figürünü bu ilk modelden çizmeyi öğrendiniz ve ezbere ayakta dik duran figürler çizebiliyorsunuz. Bundan sonra, işimiz bu figürü hareket ettirmek, yürütmek, koşturmak ve sıçratmak, onu canlandırmaktır.


 

ANATOMİ İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Kadın figürünün ideal orantılarının incelenmesi

 

 

 

    Alttaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi, sekiz başlık kanon kadın figürü için de geçerlidir. Kadın başı erkek başına oranla daha küçük olduğundan kadın vücudu da erkek vücudundan yaklaşık 10 cm. daha kısadır.
    Ayrıca şemada görüldüğü gibi kadın figürü ile erkek figürü arasında daha başka farklar da vardır. Şimdi bunları belirtelim:
 a)  Kadının omuzlan erkeğin omuzlarından daha dardır.
 b)  Göğüsler daha aşağıda, meme uçları da erkeğe göre biraz daha aşağıdadır.
 c)  Kadın beli erkek belinden daha incedir.
 d)  Göbek deliği daha aşağıdadır.
 e)  Kalçalar nispeten daha büyüktür.
 f)    Profilden bakıldığında kalça, omuz hizasından düşey çekilen çizginin dışına taşar, omuz kemiği ve baldırlar genellikle aynı hizadadır.
 
 

Bunlar, kadın figürünün belirgin özellikleridir. Ne var ki bu özellikler  ressamlar tarafından moda ya da benzeri etkilerle zaman zaman değişime uğratırlar. Rönesans boyunca Dürer, Cranach ve Baldung'un kadınları ince belli, küçük göğüslü, stilize kadın tipleriydi. Aynı dönemde İtalya'da, en çok da Venedik'te, Giovanni Bellini, Tiziano ve Veronese vücudu ve bacakları oldukça şişman olan kadın figürleri çiziyorlardı. Bundan yüz yıl kadar sonra Rubens de ideal kadın figürü olarak şişman kadın resimleri çizdi. Geçen yüzyılın sonuna doğru moda, giysiler ve korseler ince belleri, etkileyici göğüsleri ve iri kalçaları yeniden gündeme getirdi. Günümüzün kadını ise, bunlardan çok daha başka bir tip oluşturmaktadır: çalışma hayatı var, kendine bakıyor ve olimpiyatlarda rekorlar kırıyor.

 

Şimdi insan vücudunun ideal orantıları başlığı altında öğrendiğimiz bilgileri güçlendirmemiz gerekiyor. İşe başlarken, çalışmalarımızda kolaylık sağlaması için, insan vücudunu basit bir şemaya indirgeyelim. Bu şema bizim insan vücudunun orantıları ve boyutlarını çalışabilmemizi, hareket halinde olan bir figürü çizebilmemizi ve birçok poz, duruş ve hareketle gözlemlenen kalça pozisyonunu öğrenebilmemizi sağlayacaktır. Bunların yanı sıra modelsiz çizimler de yapacağız. Figür çiziminde edinilmesi çok gerekli olan önemli bir beceri de bu ezbere çizim yapabilme alışkanlığıdır. Bundan sonraki konularda hem yeni bilgiler hem de çizilmesi gereken alıştırmalar bulacaksınız. Bu nedenle, kaleminizi elinizden eksik etmeyin.

ANATOMİ Genel İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

İnsan Figürünün İdeal Orantıları

15, 16, 17 numaralı resimler hazırol pozisyonunda duran bir erkek figürünün önden, profilden ve arkadan görünüşleridir ve sekiz başlık kanon ölçüsüne göre orantılandırılmışlardır. Önce, genel orantıya dikkat edelim ve 15 numaralı, önden görüntü veren figürün yüksekliğiyle genişliğini karşılaştıralım: Figür sekiz baş yüksekliğinde iki baş genişliğindedir. Biz de, sekiz birim yüksekliği ve iki birim genişliği olan bir dikdörtgen çizersek, ideal orantılarda bir insan figürünü yerleştirecek bir "kutu" elde etmiş oluruz. Figürün ölçülerini ve vücudunun çeşitli noktalarının yerlerini hızla belirleyebilmek için kanon çizgilerini 1 'den 8'e kadar numaralayalım ve aşağıda öne sürdüğümüz hususları dikkatle inceleyelim. a) 2 numaralı modülü üçe böldüğünüzde, birinci üçte birlik bölüm çizgisi (A) omuz hizasını meydana getirir. b) Meme uçları 2 numaralı modül çizgisinin tam üstündedir. c) Göbek deliği 3 numaralı modül çizgisinin biraz altındadır. d) Her iki dirsek de göbek deliğinin biraz üstünde, aşağı yukarı bel hizasındadır. e) Kasıklar gövdenin tam ortasında, 4 numaralı çizginin kutuyu düşey olarak ikiye bölen modül çizgisiyle kesiştiği noktadadır. f) Bilekler kasıklarla aynı hizadadır. g) Avucu açıp eller aşağıya serbest bırakıldığında, elin uzunluğu yüzün uzunluğuna eşittir. h) Omuzdan parmak uçlarına kadar kol uzunluğu üç buçuk modüle eşittir. ı) Dizin en göze batan parçası olan dizkapağı (Bak. Resim 16 – profilden görünen figür) 6 numaralı modülün tam üstündedir. Bundan başka erkek figürünü aslına benzetmek ve orantıları doğru uygulamak için birkaç ilişkiyi daha incelememiz gerekiyor: 1. İki meme ucu arasındaki genişlik bir modül genişliğine (baş genişliğine) eşittir. 2. B ve C noktalarını birleştirerek: a) Meme uçlarının yerini, b) Omuzların en önemli parçası olan köprücük kemiğinin ucunu belirleyebiliriz. Şimdi de, profilden görünen erkek figürünü (Resim 16) inceleyelim. Bu pozisyonda omuzlardan başlayıp kalçaya, oradan da yere düşey inen bir çizgi çizecek olursak, baldırların bu çizgiden arkaya doğru taştığını görürüz (D, E, F noktalan). Buraya kadar değindiğimiz noktaların çok önemli olduklarını belirtmeliyim. Bu noktalan iyice inceleyip öğrenin. Erkek figürüyle ilgili kendi çizimlerinizi yaparken bu bilgiler size mutlak gerekli olacaktır. Res. 15,16 ve 17. İdeal insan figürünün ölçüleri yükseklik sekiz baş, genişlik iki baş olarak verilir. Önden görünen figürle (15), profilden görünen figürü (16) ve bunların yanına konmuş notları inceleyip bilgilerinizi kontrol edin. Elin uzunluğu ile yüzün uzunluğu eşit mi? Meme uçları 2 numaralı modül çizgisinin üstüne mi düşüyor? Kasıklar figürü yerleştirdiğimiz kutunun tam ortasında mı? Bu bilgilerle siz hem orantıları, hem do ölçüleri doğru olaraak hesaplayacak, hem de figürün çizimini daha kolay yapacaksınız.

ANATOMİ Genel İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

İnsan Figürünün Üç Kanonu

Bizden önce bu konuda yapılanlar ve söylenenler sayesinde şu sonuçlara varıyoruz. 1. İnsan figürünün orantılarını saptamak için elimizde üç kanon bulunmaktadır.

a) Normal figürler için yedi buçuk başlık kanon (Resim 12).resimde kanon

b) İdeal sayılan figürler için sekiz başlık kanon (Resim 13).

c) Kahraman figürleri için sekiz buçuk başlık kanon (Resim 14).

2. Sanatçılar tarafından genelde kullanılan kanon, ideal insan figürü orantılarına uygun olan sekiz başlık kanondur (Resim 13). Şimdi bu ölçülerin uygulamasına geçelim.

Yedi buçuk başlık kanon gündelik hayattan seçilen kişiler çizilirken kullanılır. Bu figür karşı komşumuz ya da köşedeki dükkânda gördüğümüz bir adam olabilir; yani sokaktaki adsız adamın ta kendisidir. Kısa boylu (1.65 m. ya da 1.70 m.), hafif şişman olan bu figürün başı vücuduna ve bacaklarına göre biraz iricedir (Resim 12). Sekiz buçuk başlık – ya da, gerektiğinde – dokuz başlık kanon, destanlara konu olmuş, kahraman figürleri çizerken kullanılır (Resim 14). Bu figürü genelde çizgi roman yapan ressamlar kullanırlar. Vücudu ve uzun bacaklarıyla karşılaştırıldığında bu figürün başı küçüktür. Bu figüre örnek olarak Süperman ve Batman'i gösterebiliriz. Dinsel resimlerde Musa, tarihsel resimlerde destan kahramanı El Sid, bu ölçülere göre çizilir. Bu konularda, insan figürünün orantılarını ve boyutlarını sekiz başlık ideal insan figürü (Resim 13) üzerinde inceleyeceğiz. Bundan sonraki konuları son derece dikkatle okuyunuz; çünkü anatomi bilgisinin yanı sıra figür çizimini kusursuz bir biçimde öğrenmeyi sağlayacak en önemli adım bu çalışmalarla atılacaktır.  

Res. 11 ve 12. Özel bir nedenle seçilmemiş, sokaktaki herhangi bir insan figürünün ölçülerini ve orantılarını incelediğimizde elde ettiğimiz ortalama ölçü yedi buçuk başlık kanondur. Bu normal bir figürün kanonudur.

Res. 13. Özel olarak seçilmiş bir grup insanın ölçülerini incelediğimizde ise, ideal figür adı verilen sekiz başlık bir kanon elde edenz.

Res. 14. Eğer bir kahraman ya da destan figürü çizecekseniz, bu resimde görüldüğü gibi sekiz buçuk başlık bir kanon kullanmanız gerekir.

ANATOMİ İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

İnsan Figürü Orantıların İncelenmesi

Polykleitos, Praksiteles ve Leokhares eski Yunan'ın ünlü üç sanatçısıydı. Üçü de çözümü ancak 20. yüzyılın başlarında bulunan bir sorunla uğraştı. İnsan figürünün ideal orantıları nasıl olmalıydı? Öyküyü şöyle özetleyelim: M. Ö. 5. yüzyılda – günümüzden 2500 yıl kadar önce – Polykleitos Kanon adlı kuramsal kitabında şöyle diyordu: Kusursuz bir insan figürü elde etmek için insanın boyu baş uzunluğunun yedi buçuk katı olarak çizilmelidir. Polykleitos bu kanonu kendi heykellerinin hepsinde uygulamıştır (Resim 7).

orantıların incelenmesi Res. 4 ve 7. Dorypho-ros eski Yunan sanatçısı Polykleitos'un yapıtıdır. Sanatçı Kanon adlı kitabında ideal insan boyunun yedi buçuk baş yüksekliği olması gerektiğini savunmuştur. M. Ö. 5. yüzyılda yaşamış olan Polykleitos'un çağdaşları Phidias, Parrasios ve Zeuksis da bu kuralı benimsemişlerdir.

Res. 5 ve 8. M. O. 4. yüzyılda Leokhares adlı bir başka ünlü heykelci Belvedere Apollonu adlı hevkelinde sekizbuçuk başlık kanon kullanmıştır

Res. 6. Leonardo Vinci, bütün öbür büyük Rönesans sanatçıları gibi insan figürünün ideal orantılarını irdeleyen çeşitli çalışmalar yaptı

figürde oran Bildiğiniz gibi, "kanon" denildiğinde insan figürünün çiziminde kullanılan orantılar ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini içeren bir kural ya da sistem akla gelir. Kanon, "modül" adı veriln bir ölçü birimini temel alır. Rönesans'tan beri kullanılagelmekte olan modül, insan başının yüksekliğine eşit olan bir ölçüdür. Polykleitos'un kanonu, yaşadığı dönemde Phidias ve Myron dahil tüm sanatçılarca benimsenmişti. Eski Yunan sanatında Klasik Dönem olarak adlandırdığımız dönemin üslup ve orantılarını belirleyen bu kanonun kullanılışı Yunan sanat tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. O tarihten sonra teknik ressam, ressam, heykelci gibi bütün sanatçıların ideal ölçülerde insan figürü oluştururken artık hep "yedi buçuk baş"lık kanonu kullanacakları düşünülebilirdi. Ama daha yüzyıl geçmeden Praxiteles "sekiz baş"lık kanonu ortaya attı. Tam o sıralarda başka bir ünlü heykelci, Leokhares, ise dünyanın en güzel heykellerinden biri olan Belvedere Apollonu'nu "sekiz bu-çuk baş"lık kanon ölçüsüyle yaptı (Resim 5 ve 8). Bu üç sanatçıdan hangisi haklıydı? Gelecekte sanatçılar hangi kanonu benimseyeceklerdi? Rönesans ressamları ve heykelcilerinin de Polykleitos'tan 2000 yıl sonra kendilerine aynı soruyu yönelttikleri ve buna doyurucu bir yanıt bulmakta güçlük çektikleri açıkça bellidir. Michelangelo ünlü Davud heykelini yaparken, "yedi buçuk modül!" diyordu. Leonardo'nun ideali ise, "sekiz modül"dü; bunu da hesaplarını kendi yaptığı bir kanonla savunuyordu. Botticelli de Aziz Sebastianus heykelini göstererek "Dokuz modül"ü öne sürüyordu. 1870 yılında Quetelet adlı Belçikalı bir antropolog birçok yetişkin insanın ölçülerini ve bunların oranlarını karşılaş tırmalı olarak inceledi ve sonuçta kendince anlamlı bir ortalama sayı elde etti. Sonuç Polykleitos'un Doryphoros hey kelinde kullandığı orantılara çok yakındı ve "ideal" insan figürünün orantıları yedi buçuk başlık kanona göre hesaplanmalıydı. 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde, Stratz adlı bir bilim adamı da ideal formun, önceden seçilen bir grup denekten alınacak ölçülerle belirlenmesi gerektiğini öne sürdü. figur oranıBu teoriye göre Stratz uzun boylu, atletik yapılı, yapılarının orantıları uyumlu bir grup denek seçti. Sonra bu kişilerin ortalama ölçülerini hesaplayarak ideal insan figürünün gerçek ölçüsünü sekiz başlık kanon olarak saptadı. Richer, Von Lange ve Stratz'm çalış malarına bakarak Belvedere Apollonu'nun sekiz buçuk başlık kanonunu ideal figürün bir abartısı olarak değerlendirebiliriz. Öte yandan Belvedere Apollonu'nun yapımcısı Leokhares'in sekiz buçuk kanonu bir rastlantı sonucu değil, bilinçli olarak seçtiğini de düşünebiliriz. Heykelin inanılmaz güzelliği ve olağandışılığı aynı zamanda eski Yunan'da güzel sanatlar tanrısı olan Apollon'u elbette ideal insan figürü ölçülerini aşan ölçülerde göstermekle sağlanmış oluyordu. İdeal figürün sekiz başlık kanon ölçüsü daha sonra yeni tartışmalara yol açmayacak şekilde kesinleşmişti. Res. 9 ve 10. Michelangelo'nun Davud'u (Akademi Galerisi, Floransa) ve Botticelli'nin Aziz Sebastianus'u (Staat-liche Museum, Berlin). Michelangelo'nun Davud'u yedi buçuk başlık ölçüsüyle Polykleitos' un kanonuna uyarken, Botticelli'nin dokuz başlık Aziz Sebastianus'u Leokhares'in Apotlon'unun ölçülerini de aşmaktadır.

ANATOMİ İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Karakalem Yaşlandırma 2 – 75 Yaş Arası

3.5-4 Yaş Oran: yüz kitlesi (hala artıyor), 1 kısım; kranial kitle, 2.5 parça (Fotoğrafa bakın, beynin bulunduğu alan 2 tam parça ve bir yarım parçadan oluşuyor). Alın ve burundaki S-eğrisi devam etmektedir. 2.Yaşa nazaran burun biraz daha uzun. Yanak tam ve yuvarlak. Çene daha büyük; ayrıca çene biraz daha belirgin, eğiri açısı daha az (Bir önceki resim ile yani 2.yaş ile karşılaştırın lütfen). Çenenin altı halen biraz yağlı. Ancak boyunda yağ yok; boyun uzun. Dudaklar daha sıkı, ağız ise daha yetkin ve etkileyici.

 

 

 


6-7 Yaş Oran; yüz kitlesi (halen artmakta), 1 kısım; kranial kitle, 7/3 parçadan oluşuyor. Göz çukuru yetişkin gibi neredeyse büyük. Burun hala eğri, ancak daha uzun; ucu yükseliyor-kabarıyor. Ağız bölgesi daha büyük, çene yuvarlak, daha belirgin, çene açısı daha dikey; çene daha büyük. Boyun uzun. Başın arkasında çıkıntı oluştu ve boyunda belirgin s-eğirisi oluştu. Saç asi, daha kalın, daha yetişkin görünüyor.











8-9 Yaş Oran: yüz kitlesi (hala artan), 1 kısım, kranial kitle, 9/4 parçadan oluşuyor. Alın biraz daha değişti; kaş kemerleşmeye başladı, burun köprüsü derinleşiyor. Burun uzun, daha gelişmiş ama hala eğri, ucu yükselmeye-kabarmaya devam ediyor. Dudaklar halen eğri; ağız bölgesi arttı. Çene yalın, uzun, daha sivri ama yine de yuvarlak. Boyun uzun. Baş yine şişkinleşti ve boyun s-eğrisini sürdürüyor.











11-12 YAŞ Oran: yüz kütlesi, 1 kısım; kranial kitle, neredeyse 2 parça. Yetişkine göre biraz daha küçük kafaya sahip ama olgun oranlar var. Kaş çıkıntısı oluştu ve burun köprüsü daha belirgin. Burun uzun, daha eklemli. Ağzı sıkı, çene büyük, ağır ve geniş. Gırtlak çıkıntısı kendini hafif olarak göstermeye başladı (ses değişikliği başlangıcı). Boyun uzun ve hafif kalın.











11-15 YAŞ Oran: olgun seviyeye ulaştı; yüz kütlesi 1 kısımdan oluşuyor, kranial kitle ise 2 parça. Bu yaştan itibaren baş kısmında bu oran böyle devam ediyor. Yani bu yaştan sonra yüz kitlesi 1 kısımdan, kranial kitle ise 2 parçadan oluşuyor her daim. Bu yaşta kaş kalınlaştı. Burun köprüsü derinleşti. Burun hala yukarı kalkıyor. Çene daha köşeli; daha sık, daha az yuvarlak. Adem elması daha belirgin. Boyun uzun, biraz daha ağır. Arka kafa şişnkiliği hala mevcut, ve hala gelişmemiş.











18-20 YAŞ Genç erişkin aşamasında. Yüz görünümü yalın. Yanaktaki yumuşaklık kayboldu. Derin burun köprüsü var; burun ucu daha az belirgin. Çene açısı sağlam, oturdu. Ağız daha sağlam; dudak yumuşaklığı kayboldu. Boyun kasları daha güçlü ve gelişmiş. Cilt dokusu sıkı ve kalın.












25 YAŞ Derin burun köprüsü var; burun kemiği daha belirgin. Yanak ve yanak kemiği daha yalın. Çene höyüğü daha kararlı; çene bölgesi daha sağlam. Ağız daha saklı.












30 YAŞ Göz görünümü keskin, derin ayarlı. Göz ve alın dış köşesinde erken başlayan buruşma var. Ağız, çene tümseği ve çene hattı daha sağlam. Çene altında hafif şişmanlık başladı.












35 yaş İlk bakışta çene altında yumuşaklık ve şişmanlık oluşur; çene tümseğinde bölünme oluşur. Ağızda kırışıklık ortaya çıkmaktadır. Göz altında sarkma başlıyor, göz ve kaş kırışıklıkları daha da artıyor. Boyun az sayıf, biraz daha ağır.












 

40 YAŞ Daha ince saç var. Göz çukurları daha net. Alın ve göz kırışıklıklarında ilerleme var. Ağız kırışıklıkları daha belirgin. Çene höyüğü daha sıkı, daha az yuvarlak. Çene altında sarkma gelişti. Ağır boyun. Boyun arka kısmı hafif etlendi.

 

 











 45 YAŞ Saçlar inceliyor, ağarıyor. Gözün dış köşesinde keskin kırışıklıklar grubu oluştu. Çene altında sarkma hadid boyuna doğru döndü. Çene köşesi az yalın-etli.Arka boyun eti artan vücut ağırlığını yansıtır.












50 Yaş Alın bölgesindeki-ön taraftaki saç gerilemiştir. Ağarma devam ediyor. Göz yuvası daha derin. Etli kese alt kapak altında başlıyor. Alnın ortasında kırışıklıklar var. Burun köprüsü derin. Yanak eti sarkıyor; yanak kemiği belirgin. İkincil sarkma da çene tarafında. Etli ve belirsiz çene hattı var. Boyun kırışıklıkları arttı.











55 Yaş Tepe bölgesinde saç oldukça ince; genellikle gri. Daha kesin göz altı torbası var. Yanak kemiği ve zigomatik kemik (Gözlerin alt ve yan kısımlarında, elmacık kemiği diye de nitelendirilen kemiktir) görünür. Temporal kemik (Kafatası'nın yanında, cerebrum'un temporal loblarının yanında bulunur. Temporal kemik şakak diye bilinen yüzün kısımlarını destekler) ve kaş köşesi belirgindir. Çene höyüğü daha köşeli. Geri boyunda kıvrım daha derin; ön boyunda sarkma, katlama ve büzülme gösterir.










 

60 Yaş Kafatası genellikle kel. Kafatası boyunca belirgin kemik özellikleri var. Göz mezarı, konsantre bir görünüm alır. Burundaki kemikler daha belirgin. Alt yüz bölgesi (özellikle ağız, çene ve boyun) sarkık, gevşek görünür. Kulak daha az sert, belirgin büzülme formları var. Yüz ifadesinde yorgunluk var, doğal olarak enerjisiz görünüyor.

 

 










 

  65 Yaş Genel bir kemik ve et küçülmesi var; oyuk ve kafatasının girintisi netleşir. Kıvrımlar ve kırışıklıklar ağız, çene ve boyun çevresinde derinleşiyor. Kaş, göz ve alın kırışıklıkları görünür. Kaşı kılı biraz bol ve asi görünümlü.

 

 











 

70 Yaş Diş kaybı çene büzülmesine neden olur; çene açısı daha az dik. Daha belirgin çene. Burun genişlemiş görünüyor. Ağız daha derin, daha aşırı katlar; dudaklar daha sıkıştırılmış, daha sıkı görünür. Kulaklar üzerinde belirgin saç büyümesi var. Küçük kırışıklıklar ağı kafa boyunca gelişir.

 

 











75 Yaş Çene az etli, daha öne itilmiş. Diş kaybı ağız yapısı yine değiştirmiş. Dudak daralması üzerine enine kırışıklıkar ortaya çıkmış. Kafa yürürken ileri asılma eğilimdedir. Yüz ifadesinde genel bir yorgunluk var.



ANATOMİ İNSAN FİGÜRÜ ÇİZİMİ

Karakalem Yaşlandırma / Doğum – 6. Ay – 1. Yaş – 2. Yaş

Yaşlanma gerçekleşirken yüzde nasıl değişiklikler olduğunu; oranların nasıl değiştiğini izlemeye devam Bu sayede karakalem yaşlandırma yapabiliriz. Yaşlandıkça, kafa oranında değişiklikler olur, kafatası gelişir; kemik eklemleri, alın , burun çene ve dişler değişir. Et, doku, cilt, dudak, kulak, göz kapaklarında ve saçlarda büyüme olur, hepsinde açıklayıcı şekilde yaşlanma yönleri bulunur. Daha az belirgin, ancak daha az önemli olmayan, baş pozisyonları, vücut tutum ve hareketleri değişir.

 

karakalem yaşlandırma

Doğum: Oran: yüz kitlesi, 1. Kısım; kranial kitle (beynin bulunduğu kafatası alanı diyebiliriz) 3,5 parçadan oluşur. S-eğrisi sürekli olarak alın ve burunda buluşuyor (Üstteki fotoğrafa bakınız). Kulak oldukça büyük, yüze doğru öne ayarlanmış. Çene kısa, düz, gelişmemiş çene açısı bulunur. Burun, ağız ve çene ile karşılaştırıldığında büyük görünür. Göz kapalıyken; sıkıştırılmış , görünüm şişiktir. Seyrek, tüylü olan saç (ama bazen bol ) başını tepeden geriye doğru kapsar. Kısa olan boyun, cılız ve zayıf görünür.

 

 

 

 

 

  karakalem yaşlandırma 6. ay

6. AY Oran: yüz kütlesi, 1 kısım; kranial kitle (beynin bulunduğu kafatası parçası diyebiliriz) 3 parçadan oluşuyor. Yüz kitlesi dolgun, çenesi biraz arttı. Bu yüzden burun biraz daha küçük görünüyor. Yanak, çene ve boyun yuvarlaklığını unutmayın. Bebeğin dudağı – ağız, tam eğri ve açık olma eğilimindedir. Uzun saç ve ince tüy bulunur. Göz duyarlı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

karakalem yaşlandırma bebek

1.YAŞ Oran: yüz kütlesi, 1 kısım; kranial kitle, hemen hemen 3 parçadan oluşuyor. Alın ve burunda belirgin S-eğrisi var. Göz, ağız ve dudaklar daha aktif. Çene, yanak ve boyunda yağ oluştu; tombul görünüşü var. Biraz daha uzun boyun…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

karakalem yaşlandırma 2 yaş

2.YAŞ Oran: yüz kitlesi (hala artıyor), 1 kısım; kranial kitle, 11/3 parçadan oluşuyor (Resme bakınız: 2 tam parça + ¾’lük parça). Alın ve burundaki S-Eğirisi korunuyor. Küçük kısa bir burun var. Saç kalın ve bol. Çene ve çene hizası daha gelişmiş; yanak, çene ve boyunda yağ belirgindir. Bebeğin ağızı yumuşak ve kıvrımlı, ancak daha sıkı ve daha kontrollü. Boyun biraz daha uzadı.